1
KAYSERİ ENGELLİLER DERNEĞİ 1.OLAĞAN GENEL KURULU İLANI
Derneğimiz 1.Olağan Genel Kurulu Yeşil Mah Nazik Sk No:86 Kocasinan Kayseri adresinde yapılmak üzere 16.04.2026 günü saat 14:30 da yapılacaktır. katılan üyeler ile tüzük şartlarına uygun şekilde dernek genel kurulu yapılacaktır.
Genel Kurul Gündemi :
Açılış
Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunması Divan teşekkülünün oluşumu Yönetim Kurulu Faaliyet raporu okunması Denetim kurulu Faaliyet raporunun okunması Yönetim Kurulunun İbrası Denetim Kurulunun ibrası Yönetim ve Denetim Kurullarının Seçimleri Dilek ve temenniler Kapanış
Derneğin sitesinde İlan Edilmiştir.
www.kayseriengellilerdernegi.com
NOT: T.C. kimlik kartlarınızı yanınızda bulundurmanız önemle rica olunur seçim salonunun girişindeki ve görevli arkadaşların talimatlarına uyalım
2
Araç Alımında 5 yıllık süreyi 10 Yıla çıkartan düzenlemeye Danıştaydan Yürütmeyi Durdurma Kararı
Engellilerin ÖTV Muafiyetli Araç Alımında 5 yıllık süreyi 10 Yıla çıkartan düzenlemeye Danıştaydan Yürütmeyi Durdurma Kararı

27 Aralık 2024 Öncesi Araç Satışı Yapan Engelli Bireyler için ÖTV İstisnasında 10 Yıl Bekleme Zorunluluğu Kaldırıldı! Engelli bireylerin Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) istisnası kapsamında araç alımı, toplumsal yaşama eşit katılımlarını destekleyen kritik bir hak. Ancak, 15 Ocak 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nin (Seri No: 14) 10. maddesi, bu hakka yönelik ciddi bir mağduriyet yaratmıştı. Yoğun çabalarımız ve hukuki mücadelemiz sonucunda, Danıştay 7. Dairesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararı ile bu mağduriyet giderildi. Bu önemli karar, engelli bireylerin kazanılmış haklarını koruyan bir dönüm noktası oldu. 10. Madde Ne Getiriyordu? Söz konusu tebliğin 10. maddesi, 4760 sayılı ÖTV Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi kapsamında ilk iktisabı yapılan taşıtın, beş yıl geçtikten sonra satışı veya devri durumunda, engelli bireylerin tekrar ÖTV istisnasından yararlanabilmesi için on yıl beklemesini zorunlu kılıyordu. Madde şu şekilde düzenlenmişti: “Ancak Kanunun 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi kapsamında ilk iktisabı yapılan taşıtın, ilk iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçtikten sonra satışı veya devri, taşıtın ilk iktisap tarihinden on yıl geçmedikçe malul ve engelliye istisnadan tekrar yararlanma hakkı sağlamaz.” Bu düzenleme, özellikle 27 Aralık 2024 tarihinden önce araçlarını beş yıllık süre dolduktan sonra satan veya devreden engelli bireyler için geriye dönük bir kısıtlama getirerek kazanılmış hakları ihlal ediyordu. Bu durum, yeni araç alımı için ÖTV istisnasından yararlanmak isteyen engelli bireylerin önüne ciddi bir engel koyuyordu. Tarafımızca, bu düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu ve engelli bireylerin kazanılmış haklarını ihlal ettiğini tespit ederek, konuyu Danıştay’a taşıdık. Danıştay 7. Dairesi, Esas No: 2025/4000 sayılı kararıyla, 10. maddenin yürütmesini durdurdu. Bu karar, 27 Aralık 2024 tarihinden önce araçlarını beş yıllık süre dolduktan sonra satan veya devreden engelli bireylerin, ÖTV istisnasından tekrar yararlanmak için 10 yıl bekleme zorunluluğunu ortadan kaldırdı. Ekibimizin hukuki mücadelesi, bu mağduriyetin giderilmesinde belirleyici bir rol oynadı. Kimler Bu Karardan Yararlanabilir? ● 27 Aralık 2024 tarihinden önce ÖTV istisnasından yararlanarak araç satın aldıysanız, ● Aracınızı, ilk iktisap tarihinden itibaren beş yıllık süreyi doldurduktan sonra sattıysanız veya devrettiyseniz,
Artık yeni bir araç alımı için ÖTV istisnasından yararlanmak üzere 10 yıl beklemenize gerek yok! Danıştay’ın bu kararı, sizin kazanılmış haklarınızı koruyor ve yeni araç alımı için ÖTV istisnasından tekrar yararlanabilmenizi sağlıyor. Hukuki mücadelemiz ile Danıştay 7. Dairesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararı, engelli bireylerin ÖTV istisnasından yararlanmaları için önemli bir karardır. “..düzenlemenin, önceki dönemde aracını satanlar yönünden de geçerli sayılacak şekilde ve herhangi bir istisnaya yer verilmeksizin yürürlüğe konduğu, davalı idarenin beyanlarında da bu hususun kabul edildiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemenin bu kısmının açık şekilde hukuka aykırı olduğu ve söz konusu istisnanın amacına aykırı şekilde engelli bireylerin araçsız kalmasına neden olarak topluma aktif şekilde katılmalarına engel olabileceği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun’un 27. maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşılmış olup, telafisi güç veya imkansız zararlara olabilecek olan dava konusu Tebliğ’in 10. maddesinin yürütmesinin durdurulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. 2. Dava konusu Tebliğ’in 10. maddesiyle getirilen “Ancak Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi kapsamında ilk iktisabı yapılan taşıtın, ilk iktisap tarihinden itibaren beş yıl geçtikten sonra satışı veya devri, taşıtın ilk iktisap tarihinden on yıl geçmedikçe malul ve engelliye istisnadan tekrar yararlanma hakkı sağlamaz.” şeklindeki paragrafın YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,” engelsizhaber23 alıntı
3
Yoksulluk Derinleşiyor: Engelli Bireyler Dört Bir Yandan Kuşatılmış Durumda

Derinleşen ekonomik kriz engelli bireyler için çok daha yakıcı bir şekilde hissediliyor. Yüksek zamlar düşük destekler engelliler için yaşam koşullarını iyice zorlaştırdı. Araç alımındaki ÖTV desteğinin sınırlandırılması gibi popülist yaklaşımlar sorunları çözmüyor. TOHAD Başkanı Süleyman Akbulut, “Engelliler dört bir yandan kuşatıldı” diyor.
Faiz, nas, enflasyon, sebep, sonuç, Nurettin Nebati, Mehmet Şimşek derken ekonomik kriz en yakıcı şekilde devam ediyor. Ekonomi politikalarına yön verenler bazı zorluklar olduğunun farkında olduklarını söyleseler de farkında değillermiş gibi davranmaya devam ediyorlar. Zenginle fakir arasındaki uçurum büyümeye devam ediyor. Varsılların vergileri affedilirken, asgari ücretliye üç kuruş fazla görülüyor. Servet transferi devam ediyor. Yoksulların cebine dahi girmeden müteahhitlerin kasasına doğru kesilmeyen bir akış var.
Yoksulluk sınırı 67 bin TL, açlık sınırı 21 bin TL’nin üzerinde. Asgari ücret ise 22 bin 104 TL. Türkiye’deki çalışanların önemli bir kısmı asgari ücretle çalışıyor. Asgari ücretin biraz üstü biraz altı derken çalışanların yarısından fazlası asgari ücret civarında maaş alıyor.
Yoksulluk derinleşiyor
TÜİK’in yoksulluk ve yaşam koşulları istatistiklerine göre 2024 yılında yoksulluk oranı önceki yıla göre 0,1 puan artarak yüzde 13,6 oldu. Ortalama gelirin yüzde 60’ı yoksulluk sınırı olarak kabul edildiğinde yoksulluk oranı yüzde 21,2’ye yükseliyor. Bu oran 17 milyon 821 bin kişiye denk geliyor. TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun yüzde 15’i ısınma masrafını ödeyemedi.
2023 yılı sonu itibarıyla, sosyal yardım alan kişi sayısı yaklaşık 19 milyon 957 bin 824 olarak kaydedildi. 2024 yılı Eylül ayı itibarıyla düzenli sosyal yardım alan hane sayısı 3 milyon 688 bin 378 olarak bildirilmiştir. Toplamda ise 14 milyon 753 bin 512 hane, yaşamını sosyal yardımlar sayesinde sürdürebiliyor.
Elektrik yardımı, gıda yardımı, emekliye pazar yardımı, öğrenciye Akbil yardımı bu rakamın içinde değil. Maaşıyla ay başını getiremediği için annesinden, babasından destek alanlar da bu rakama dahil değil. Üstelik bu rakamlar her yıl artıyor. 2022’den 2023’e yaklaşık 2 milyon kişi daha sosyal yardım almaya başladı.
Yoksulluk kalıcılaşıyor
Engelliler, yoksulluğun en ağır etkisini yaşayanlardan. Engelli sivil toplum örgütleri Türkiye’de engelli nüfusunun yaklaşık 8,5 milyon kişi olduğunu tahmin ediyor.
Destek rakamları çok komik
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2023 Kasım ayı Engelli İstatistik Bülteni’ne göre, Ulusal Engelli Veri Sistemi’ne kayıtlı toplam 2.511.950 engelli birey bulunuyor. Bu bireylerin %56’sı erkek, %44’ü kadın. Ayrıca, ağır engelli olarak sınıflandırılan kişi sayısı 775.012.
Türkiye’de engellilerin aldığı sosyal yardım miktarları ise şöyle:
Yüzde 40-69 arası engelli raporu sahipleri için aylık 3 bin 723 lira
Yüzde 70 ve üzeri engelli raporu sahipleri için aylık 5 bin 584 lira.
Engelli bakım maaşı ise bu yıl için sadece yüzde 11,54 oranında bir artışla 10.125 TL’ye yükseltildi.
Medikal maliyetler artıyor
Engelli bireylerin işgücüne katılım oranı da Türkiye genelinde yüzde 22 civarında olduğu tahmin ediliyor. Kamu ve özel sektörde engelli kotası bulunmasına rağmen, bu uygulamalar istihdam sorunlarını çözmekten uzak. İş bulan engelli bireyler ise genellikle düşük ücretli işlerde çalışıyor ve bu gelir, temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyor.
Örneğin, medikal malzemeler, ilaçlar ve rehabilitasyon hizmetleri gibi hayati öneme sahip ihtiyaçların fiyatları da krizle birlikte katlanmış durumda. Sosyal yardımlar ise bu artan maliyetlerin yanında yetersiz kalıyor.
Sadece ilaçlara geçtiğimiz yıl önce yüzde 30 ardından ise yüzde 25’lik artış yapıldı. Eğitim ve ulaşım maliyetlerinin de artması, erişilebilirliğin zaten çok düşük olduğu kentlerimizde engellilere eve hapsediyor.
Toplumsal Haklar ve Araştırma Derneği Süleyman Akbulut, engellilerin karşı karşıya kaldığı derin yoksullukla ilgili konuştu. Akbulut, Kısa Dalga’nın sorularını yanıtladı.
Çok zor koşullarda yaşamak zorunda kalıyorlar
Engellilerin her daim yoksulluk sınırında gezindiğini ve sosyal yardımların oldukça önemli olduğuna dikkat çeken Akbulut, “Engelli bireyler dört bir yandan kuşatılmış durumda” dedi.
Akbulut, “Engelliler her daim yoksulluk sınırlarında gezinen bir kesim. Eğitim olanakları yok, erişim olanakları yok. Ekonomik ve sosyal hayata katılımda yoksunluk çekiyorlar. Eğer ailelerinin maddi durumları iyi değilse. Ki engelliliğin çok çeşitli sebeplerden dolayı alt ve orta sınıflarda yaygın olduğu düşünülürse engelli insanların bir çoğu istihdam olanağının da dışındalar. Yardımlarla geçiniyorlar. İşgücüne katılım oranı yüzde 22 oranında. Engelli bakım yardımı engelli maaşı alıyorlar. Bu şekilde hayatlarını sürdürmek zorunda kalıyorlar” diye konuştu.
Bu parayla geçinmek mümkün değil
Engelli maaşı alanların zaten yoksulluk ya da açlık sınırı altında yaşamak zorunda kalanlar olduğunu vurgulayan Akbulut, şunları ifade etti:
“Bu rakamlar da asgari ücretlerin çok altında olduğu için çok zor koşullarda yaşamak zorunda durumundalar. Düşünün engelli bakım yardımı 10 bin lira. Engelli bakım maaşı 5 bin lira civarında. Bu parayla geçinmek mümkün değil.
Maaşı alanlar zaten ya yoksulluk sınırın altında ya da açlık sınırının altında. Bakım yardımının Hane halkını kişi başına düşen gelirin 3’te 2’sinden az olmak zorunda. Bu rakam da açlık sınırının altında demektir. Sadece 100 lira geliri fazla diye alaman binlerce insan var.”
Devlet kriz anında ilk engellileri gözden çıkarıyor
Devletin kriz anlarında ilk engellileri gözden çıkardığının altını çizen Akbulut, şunları söyledi:
“Devlet kriz anlarında önce engellileri gözden çıkarıyor. Bakım yardımı ve engelli maaşı almanın koşullarını değiştiriyorlar. 2018’de evde bakım yardımı 514 bin kişi alırken 2024’te bu rakam 546 bin. Bu rakamın artmaması garip değil mi? Çünkü birçok insanın aylığı kesiliyor. Evin dışına okuyan çocuğun bursunu gelir kabul edip yardımı kesiyor.
Engelli maaşı 2018’de 714 bin kişi 2024’te bu rakam 100 bin civarında azalmış. Ne olmuş? Büyük bir ölüm mü gerçekleşti engellilerde. İstihdam sayıları da düşüyor. Devlet sistematik şekilde kısıtlamaya gidiyor.”
Haklar yardım konusu olamaz
Engelli bireylerin insan onuruna yaraşır yaşam koşuların yitirdiğini, beslenme giyim olanaklarını karşılamdan yaşamak zorunda kaldığını belirten Akbulut, “Hiç bir hak yardım konusu olmaz” dedi.
Medikal desteklere de dikkat çeken Akbulut, “Bir de SGK politikaları da var. Medikal harcamalarda karşılama bedelleri uzun yıllardır değişmiyor ya da çok komik değişiyor. 3 500 lira manuel sandalye parası veriyorlar, fiyatı 25 bin lira. Sonra ne oluyor? Yardım toplamak zorunda kalıyorsunuz. Hiçbir hak yardıma konu olamaz” diye konuştu.
“Toplum yoksullaşıyor engelliler çok daha da yoksullaşıyor” diyen Akbulut, “Hacer Foggo’nun dile getirdiği derin yoksulluk çok daha korkunç gerçekleşiyor. Devletin vazgeçtiği kesim oluyorlar ve biz bunu 3 yıldır çok keskin bir şekilde yaşıyor” dedi.
ÖTV’siz araç
Araç kullanımının temel bir hak olduğunu belirten Akbulut, ÖTV desteklerinin sınırlandırılmasıyla ilgili olarak ise şunları ifade etti:
“Araç kullanımı engelliler için bir lüks değil temel ihtiyaç. toplu taşıma olanakları kısıtlı. Otobüs durağına yakın olmayabilirsiniz. Bu engellilerin sosyal hayata katılımı için bir haktır. Devletin ilgili birimi bu hakkı getirirken de kıtlarken de popülist yaklaşıyor engelli derneklerine sivil toplum kuruluşlarına sormuyor.”
İlk yasal düzenleme geldiğinde uyarılarda bulunduklarını ancak dinlenmediğini belirten Akbulut, “Engelli bir birey istediği araca erişebilmelidir. Kısıtlama olabilir ama şu andaki gibi değildir. Tekerlekli sandalyesi olan bir birey için yüksek ve geniş bagajı olan bir araç gereklidir. Kendi kullanmayanlar için de benzer gereksinimler olabilir. Biz bu sistem geldiğinde uyarmıştık. Gerçek hak sahiplerinin yararlanması gerekiyordu. Suistimale açık bir sistem getirdiler. Sonra vergi toplama ihtiyacı ortaya çıktı ve şimdi haktan yararlanılamayacak duruma geldik. O sınırlama getirdikleri araçlara bizim tekerlekli sandalyemiz sığmaz” diye konuştu.
Kaynak: kisadalga.netEkonomi Engelli Bireyler Süleyman kayseri de Bir ilk Kiralık Akülü Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Çocuk Tekerlekli Sandalyesi 0544 716 20 45
4
2025 Engelli Emeklilik Şartları Değişti!

Engelli emeklilik şartları değişti! Sigortalılığı 31 Aralık 2008’den önce başlayanlardan çalışma gücü kayıp oranı yüzde 40 ila yüzde 49 olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4 bin 100 gün prim ödemeleri, yüzde 50 ila yüzde 59 olanlar 16 yıl sigortalılık süresi ve 3 bin 700 gün prim ödemeleri şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacak. İşte Resmi Gazete’den duyurulan 2025 engelli emeklilik şartları için haberin detayları…
Erken emeklilik şartları birçok kişi tarafından merak ediliyor. Bu kapsamda Meclis’te geçtiğimiz günlerde SGK mevzuatında önemli bir değişiklik yapılması için kanun teklifi onaylanmıştı. O teklif bugünden itibaren resmileşti! Resmi Gazete’den duyurulan karar ile 2025 engelli emeklilik şartları belli oldu. Peki 1 Aralık 2008 öncesi çalışmaya başlayan SSK’lıların nasıl emekli olur? Yüzde 40, 50, 60 engelli emeklilik şartları nedir? İşte yeni düzenleme hakkında bilinmesi gereken detaylar…
Sağlıkta kurallar sil baştan!
Genel Sağlık Sigortası’na ilişkin düzenlemeleri de içeren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete’de yer aldı. Yeni düzenleme ile 1 Aralık 2008 öncesi sigortalı olarak çalışmayan başlayan engelli SSK’lıların (4A) emeklilik koşulları değişirken tek yetkili kurum ise Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) olarak belirlendi.
SGK çalışma gücü kaybı oranlarını belirleyecek
Mevcut uygulamada engelliler Gelir İdaresi Başkanlığı’nın belirlediği engellilik derecelerine göre vergi indirim belgesi alarak yaş şartı olmadan emekli olabiliyordu. Ancak yeni düzenleme ile vergi indirim belgesi esasına dayalı sistem kaldırıldı. Artık emeklilik işlemleri SGK tarafından çalışma gücü kaybı oranına göre yürütülecek.
Engelli emeklilik hakkından yararlanmak isteyen sigortalılar bundan sonra SGK’nın sağlık kurullarından çalışma gücü kaybı raporu alacak. Alınan rapor SGK sağlık kurulu tarafından onaylanırsa kişinin sigortalılık süresi ve prim günü koşullarını tamamlaması halinde emeklilik hakkı kazanılacak.
Engelli emeklilikte yaş ve prim şartı 2025
Sigortalılığı 31 Aralık 2008’den önce başlayanlardan çalışma gücü kayıp oranı yüzde 40 ila yüzde 49 olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4 bin 100 gün prim ödemeleri, yüzde 50 ila yüzde 59 olanlar 16 yıl sigortalılık süresi ve 3 bin 700 gün prim ödemeleri şartıyla yaşlılık aylığından yararlanacak.
Kaynak: gercekgundem.comkayseri de Bir ilk Kiralık Akülü Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Çocuk Tekerlekli Sandalyesi 0544 716 20 45
5
Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı Tercihleri Başladı

Engelli Kamu Personel Seçme Sınavı ve Engellilerin Devlet Memurluğuna Alınmaları Hakkında Yönetmelik uyarınca ÖSYM tarafından yapılan Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) sonuçları ve kura usulü ile kamu kurum ve kuruşlarının boş kadrolarına yerleştirme yapılacaktır. Adaylar, 2025-EKPSS/Kura İle Engelli Kamu Personeli Yerleştirme Tercih Kılavuzu’na aşağıdaki bağlantıdan erişebilecektir.
Adaylar tercihlerini, 16-27 Ocak 2025 tarihleri arasında yapabilecektir. Tercih işlemleri 16 Ocak 2025 tarihinde saat 14.30’da başlayacak ve 27 Ocak 2025 tarihinde saat 23.59’da sona erecektir.
Adaylar tercihlerini, Ek’te yer alan 2025-EKPSS/Kura İle Engelli Kamu Personeli Yerleştirme Tercih Kılavuzu kurallarına göre ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle bireysel olarak yapabilecektir. Adayların tercih işlemleri için Kılavuz’u dikkatle incelemeleri gerekmektedir.
Adaylara ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
ÖSYM BAŞKANLIĞI
2025-EKPSS/Kura İle Engelli Kamu Personeli Yerleştirme Tercih Kılavuzu
Kaynak: osym.gov.trEKPSS Engelli Bireyler ÖSYM kayseri de Bir ilk Kiralık Akülü Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Çocuk Tekerlekli Sandalyesi 0544 716 20 45
6
Engelli Oğluyla Üniversitede Aynı Sırayı Paylaşıyor

Aydın’da yaşayan Mustafa Bayrak, üniversite sınavına birlikte hazırlandığı engelli oğlunu Uşak’ta kazandığı bölümde de yalnız bırakmadı.
İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu maden mühendisi Mustafa Bayrak, 2001 yılında mimar Müge Bayrak ile evlendi. Çiftin 2003 yılında ise Egemen ismini verdikleri bebekleri dünyaya geldi.
Çeşitli belirtiler üzerine 3 yaşında hastaneye götürülen Egemen Bayrak’a yüzde 40 engelli raporu verildi. Zihinsel engelli çocuklarını hayata kazandırmak için mücadele veren çift, onun öğrenimine devam edebilmesi için geçen 21 sene boyunca büyük çaba harcadı.
Liseden 2022 yılında mezun olan Egemen Bayrak, o yıl üniversite sınavında istediği puanı alamadı. O sene emekli olan baba Mustafa Bayrak, oğluyla üniversite sınavına hazırlanmaya karar verdi.
Sınava beraber hazırlanan baba oğul, 2023 yılında istedikleri puanı aldı.
Oğlundan daha yüksek puan almasına rağmen önce tercih yapmayan baba Bayrak, Egemen’in Uşak Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümünü kazanması üzerine ek yerleştirme döneminde bu okula kayıt oldu.
Eşi Aydın’da çalışan Mustafa Bayrak, oğlu için Uşak’ta ev kiraladı ve onunla bu kente taşındı. Ev arkadaşı olan baba oğul, her sabah birlikte üniversiteye gidiyor, derste yan yana oturup sunumlarını birlikte gerçekleştiriyor. Ders aralarında sınıf arkadaşlarıyla zaman geçiren baba oğul, birlikte ders çalışıyor.
“Verdiğimiz emeklerin karşılığını aldık”
Mustafa Bayrak, oğlunun eğitimine büyük önem verdiğini söyledi.
Onu üniversiteye hazırladığı dönemde öğleye kadar evde ders çalıştıklarını, daha sonra da birlikte eğlenceli aktiviteler yaptıklarını anlatan Bayrak, “35 sene sonra tekrar üniversite sınavına girmek, başarılı olmak ve eğitime başlamak hem benim açımdan son derece değişik bir duyguydu, hem sınıf arkadaşlarım ve hocalarımız tarafından alışılmadık bir durum oldu. Babalığın yanında bir de dersler var. Derslere beraber giriyoruz, beraber çalışıyoruz. Hem öğrencilik, hem babalık böyle çok karmaşık duygular içinde oluyor insan. Hani anlatılmaz yaşanması gerekir denir ya öyle bir duygu söz konusu.” dedi.
Bayrak, oğlunun ve kendisinin notlarının iyi olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:
“Şu ana kadar verdiğimiz emeklerin karşılığını aldık. Çocuk da elinden geleni yapıyor, ben de. Başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bu bana gurur veriyor. Bu yaşımda derslere motive olmak, çok başarılı olmak önemli bir şey. Hoşuma gidiyor onunla devamlı beraber olmak. Hem gurur duyuyorum kendisiyle hem de onunla beraber bu hayatı yaşamak beni mutlu ediyor. Egemen benim için bir evlat, hayat ve sıra arkadaşı, okul arkadaşı, benim için her şeyi ifade ediyor.”
Bayrak, okulu bitirdikten sonra oğluyla birlikte iş yeri açarak, Egemen’i iş hayatına hazırlamayı hedeflediğini sözlerine ekledi.
“İyi ki yanımda babam var diyorum”
Egemen Bayrak da babasının her zor dönemde yanında olduğunu anlattı.
Babasının fedakarlıkları olmasa üniversite okumasının mümkün olmadığını ifade eden Bayrak, “Gerçekten güzel bir duygu. İyi ki yanımda babam var diyorum. Bunca yıl benim için uğraştı, ilkokul birinci sınıftan beri. Beni büyüttü, yetiştirdi. Babam olmasa ben yaşayamam. Okulu bitirdikten sonra memleketimiz Zonguldak’ta babamla birlikte büro açacağız.” diye konuştu.
Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş ise üniversitenin engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştırmak için her geçen gün kendini yenilediğini, “engelsiz üniversiteler” arasında ödül ve nişan sayısı en yüksek 20 üniversiteden biri olduğunu kaydetti.
Baba ve oğlunun birlikte öğrenim görmesinden duyduğu mutluluğu dile getiren Savaş, ikisinin de başarılı öğrenci olduğunu söyledi.
Kaynak: AAkayseri de Bir ilk Kiralık Akülü Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Çocuk Tekerlekli Sandalyesi 0544 716 20 45
7
Doğuştan İşitme Engelli Ecrin, Şahinbey’in Desteğiyle Hayata Kulak Verdi
Gaziantep’te yaşayan doğuştan işitme engelli 7 yaşındaki Ecrin Oygur, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun temin ettiği işitme cihazı sayesinde ilk kez duymanın mutluluğunu yaşadı.
Gaziantep’te yaşayan doğuştan işitme engelli 7 yaşındaki Ecrin Oygur, Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nun yardımıyla yeni bir hayata adım attı. Ecrin Oygur, Başkan Tahmazoğlu’nun temin ettiği işitme cihazı sayesinde ilk kez duymanın mutluluğunu yaşadı.
İlk hayata kulak verdi, okulunda derece yaptı
Ecrin Oygur, işitme cihazıyla duymaya başlamasının ardından eğitim hayatında da büyük bir başarı gösterdi. Okulunda derece yapan Oygur, azmi ve başarısıyla hem ailesini hem de öğretmenlerini gururlandırdı. Ecrin’in ailesi, kızlarının hayatını değiştiren bu anlamlı destek için Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkürlerini iletti. Başkan Tahmazoğlu ise Ecrin’in başarısının kendilerini çok mutlu ettiğini belirterek, ihtiyaç sahibi çocukların her zaman yanında olacaklarını vurguladı.
“Kızımın hayatı olumlu yönde çok değişti”
Desteklerinden dolayı Şahinbey Belediyesi’ne teşekkür eden anne Filiz Oygur, “Kızım hiç duymuyordu. Yüzde 100 işitme engelli. Ameliyat yaptırdık bir cihaz bize verdiler. Dört yıl boyunca onu kullandık. O bozuldu. 3 günde bir 85 TL’ye pil alıyorduk. Bin 250 TL’ye kablosunu satın alıyorduk. Bu durum bana çok zor geliyordu. Depremden sonra bize imkan sağladılar. 16 bin TL para istendi. Bizim o parayı verecek gücümüz yoktu. Şahinbey Belediyesi’ne gittim. Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu, 16 bin TL’yi ödeyerek bize destek oldu. Şu an kızım okula gidiyor. Kızımın hayatı olumlu yönde çok değişti. Kızım çok şükür duyuyor ve konuşuyor. Sınıfını 1’inci olarak bitirdi. Bize yardım ettiği için Mehmet Tahmazoğlu’na teşekkür ediyorum” dedi.
“Kızım artık kenedini ifade edebiliyor”
Kızının sosyal hayatında olumlu değişikliler olduğunu da söyleyen anne Oygur, “Kızımın cihazdan önce davranışı çok kötüydü. Kendini ifade edemezdi. Cihazdan sonra çok uysallaştı. Evde en akıllı çocuğum Ecrin. Kızım artık kenedini ifade edebiliyor. Öğretmeniyle çok rahat konuşuyor” diye konuştu.
Kaynak: İHA
Ecrin Oygur Gaziantep İşitme Cihazı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu kayseri de Bir ilk Kiralık Akülü Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Çocuk Tekerlekli Sandalyesi 0544 716 20 45
8
Engelli Araçları Tamir Ve Bakım Atölyeleri Hizmete Açıldı

Afyonkarahisar Valiliği himayelerinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen proje kapsamında Şehit Yunus Çiçek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Gazi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde oluşturulan Engelli Araçları Tamir ve Bakım Atölyelerinin açılışı Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın katılımıyla yapıldı.
Afyonkarahisar Şehit Yunus Çiçek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde düzenlenen açılış programıyla hizmete giren atölyelerde, engelliler araçlarının tamirini ve bakımlarını ücretsiz olarak yaptırabilecek. Programda konuşan ve meslek liselerini ihtiyaç duyulan her anda yanlarında gördüklerini söyleyen Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, “Engelli bireylerden bu konuda yoğun talep alıyorduk. Araçların tamiratının zor olduğunu ve çoğu zaman il dışında yaptırmak durumunda kaldıklarını bizlere iletmişlerdi. Meslek liselerimiz bu tamiratı yapabilir mi derken bugün bu aşamaya geldik. Meslek liselerimiz şimdiye kadar verdiğimiz her işi, her görevi layıkıyla yerine getirdiler” dedi.
Pandemi ve depremde özveri ile görev yaptılar
“Pandemi sürecinde, deprem sürecinde ve her türlü ihtiyaç anında başarıyla, özveriyle görev yaptılar” diyen Vali Yiğitbaşı, “Ben tüm öğrenci, öğretmen ve idarecilerimizi tebrik ediyor, aynı zamanda da her birine teşekkür ediyorum. Tüm engelli bireylerimiz artık araçlarını tamir ederken aynı zamanda bakım da yaptırabilecekler. Destekleri nedeniyle Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO)’na teşekkür ediyorum. Bu şekilde birlik ve beraberlik içerisinde hayata geçireceğimiz nice güzel projelere de örneklik teşkil etmesini diliyorum. Hayırlı olsun” dedi.
Vali Yiğitbaşı’nın konuşmasının ardından atölyelerin açılışı yapıldı. Atölyede incelemelerde bulunan Vali Yiğitbaşı, engelli bireylere verilecek hizmetler ve işlem aşamaları konusunda bilgi aldı.
Kaynak: Sabah.com.trAfyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı Engelli Araçları Tamir ve Bakım Atölyeleri kayseri de Bir ilk Kiralık Akülü Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Tekerlekli Sandalye Kayseri de Kiralık Çocuk Tekerlekli Sandalyesi 0544 716 20 45
9
Engellilerin Talebi Erişebilirlik Kanunu

Emre Şimşek, doğuştan engelli. Tesbih satarak geçiniyor çünkü engelli ücreti yetersiz. Ulaşımda büyük zorluklar yaşadığını belirtiyor, kolaylık istiyor. Engelsiz Çağ köşe yazarımız Uğur Becerikli, ertelenen Erişebilirlik Kanunu’nun uygulanmasını istedi
Kanser teşhisi konan annesiyle birlikte yaşayan 28 yaşındaki Emre Şimşek, İstanbul’un çeşitli yerlerinde tesbih satışı yaparak geçimini sağlamaya çalışıyor. Hayatın pahalanmasıyla aldığı engelli ücreti ise yetersiz hale gelmiş durumda.
Şimşek ile Taksim meydanında buluştuk. “Engellilerin okuyabilmesi için okullarda hem gerekli şartlar yoktu hem de ailenin sürekli taşıması, ilgilenmesi gerektiği için zordu” diyen Şimşek, ortaokuldan sonra okuyamadığını belirtti.
Vatan Partisi İstanbul Engelliler Bürosu Başkanı, Aydınlık Gazetesi Engelsiz Çağ köşe yazarımız Uğur Becerikli de engellilerin ulaşım ve eğitim sorunlarına yönelik çözümü açıkladı.
‘5 yıldır tesbih işiyle uğraşıyorum’
Emre Şimşek sözlerine tesbih satma işine nasıl girdiğini anlatarak başladı. Şimşek şöyle konuştu, “Annem eskiden merdiven silerek evi geçindiriyordu. Bir gün annem iş yerinden ışıklı anahtarlık ürününü getirdi ve onu satmaya başladım. Araya pandemi girince işler durdu. O anahtarlık işi olmadı. Sonra çok sevdiğim bir abim vasıtasıyla tesbih işine girdim. Yaklaşık 4,5 yıldır da tesbih işiyle uğraşıyorum.
“Belirli bir süre zarfında satışı yapılacak ürünleri biriktiriyorum. Sonra Haftada da 2, 3 defa kargoya gidiyorum, satışı gerçekleştiriyorum. Bazen belli noktalarda görüşüp, satışı gerçekleştiriyorum. Bazı noktalara ulaşmakta zorlanıyorum. Engellilere ulaşımda daha fazla kolaylıklar sağlanmalı.”
‘Anneme kanser teşhisi kondu’
“Aslen Sivaslıyım. Ailem İstanbul’a göç etmiş, 3 yaşında buraya geldim. 25 yıldır da İstanbul’dayım. Benden büyük 5 kardeşim var. En küçükleri benim. Onlar benim gibi değiller. Ben doğuştan engelliyim. Engelli olduğum için çocukluğum zor geçti. Ortaokula kadar okuyabildim. Engellilerin okuyabilmesi için okullarda hem gerekli şartlar yoktu hem de ailenin sürekli taşıması, ilgilenmesi gerektiği için zordu. Ama her zorluğun bir kolaylılığı vardır. Zamanla bu zorluğu aştım.
“Annem ve babam 11, 12 yıldır ayrılar. Babam köyde. Annem ise burada bizimle birlikte yaşıyor. Bundan bir buçuk, 2 yıl önce annemi kalp krizi şüphesiyle, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne götürdük. Yapılan tetkiklerde annemin midesinde delinme ve kalın bağırsağında tümör çıktı. Çeşitli ameliyatlar geçirdi. Geçen hafta gelen son patoloji sonuçlarıyla birlikte, kedisine 2. evre kolon kanseri teşhisi kondu. 1 Ağustos’ta tekrar Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine gideceğiz, daha sonra tedavi sürecine başlayacaklar.“
‘Fiyatı 90 tl’den başlıyor’
“İlk tesbih satmaya başladığımda 35 liradan satmaya başlamıştım. Son zamlardan ve ekonomik şartlardan dolayı fiyatı arttırdım. (Kargo ücretleri vs.) Şu anda 33’lü tesbih 90, 99’lu tesbih 150 TL. Sosyal medyayı aktif kullanıyorum. Genelde Twitter’dan işler geliyor. Her sektörde olduğu gibi zorluklar var. Alan da almayan da sağ olsun.”
‘Belediyeler çözmeye bir yerden başlamalı’
Uğur Becerikli engellilere yönelik ulaşım ve eğitim sorunun yıllardır ertelenen erişebilirlik kanunun uygulanmasıyla çözülebileceğini belirterek şöyle konuştu:
“Yıllardır ötelenmiş olan Erişebilirlik Sorunu maalesef her alanda boy göstermektedir. En belirgin olanları bilindiği gibi ulaşım, eğitim ve yapısal olanlardır. Büyükşehir ve ilçe belediyeleri ötelenmiş olan bu soruna artık bir yerden başlamalıdır. Yıllar önce çıkarılmış olan yasa ertelene ertelene maalesef bu zamana kadar (2024) gelmiş durumda.
22.06.2023 tarihinde Anayasa mahkemesi almış olduğu karar ile Erişebilirlik kanununun uygulanması gerektiğini ve çok fazla erteleme yapıldığından, artık erteleme olmayacağına hükmetmiştir. Bu doğrultuda yerel yönetimler yıllardır sağlamadıkları erişebilirliği yapmak zorunda kalmışlardır. Ülkemizde erişebilirlik sorunu ortadan kalktığında ulaşım ve eğitim sorunu da ortadan kalkmış olacak.”
8 yıl erteleme talebini mahkeme reddetti
Erişebilirlik kanuna ilişkin belirlenen sürenin uzatılması yaşam hakkı, özel hayata saygı hakkı, eğitim hakkı ve çalışma hakkını ihlal ettiği ve Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle reddedildi.
İşte o mahkeme kararı:
“5378 sayılı Kanun’un 2. ve 3. maddelerinde umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ve açık alanlar ile toplu taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun hâle getirilmesi zorunlu kılınmıştır. Ancak bu yerlerin engellilerin erişebilirliğine uygun hâle getirilmesi için bir geçiş süreci öngörülmüştür.
“Bununla birlikte 6353 sayıl Kanun’un 34. maddesiyle ihdas edilen geçici 3. maddesinin altıncı fıkrasının üçüncü cümlesinin ilk hâlinde belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi için iki yılı geçmemek üzere ek süre verilebileceği hükme bağlanmıştır.
“7252 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle bu süre “üç yıl” şeklinde yeniden düzenlenmiş, 7333 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle süre “dört yıl” olarak tekrar belirlenmiştir. Son olarak dava konusu kuralla anılan cümlede yer alan “…dört yılı…” ibaresi “…sekiz yılı…” şeklinde değiştirilmiş, bu yolla gerek geçici 2. maddede gerekse geçici 3. maddede geçiş süreci için öngörülen sürelerin kanuni düzenlemeler ile birçok defa uzatılması yoluna gidilmiştir.”
“Dava dilekçesinde özetle; kuralla belirlenen sürenin uzatılmasının devlete yüklenen engellilerin korunmalarını ve toplum hayatına uyumlarını sağlayıcı tedbirlerin alınması şeklindeki pozitif yükümlülüğe aykırı olduğu, sosyal devlet ilkesi ile eşitlik ilkesini ihlal ettiği, devletin sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirme yükümlülüğüne aykırılık oluşturduğu, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için belirlenen sürenin uzatılmasının yaşam hakkı, maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı, özel hayata saygı hakkı, eğitim hakkı ve çalışma hakkını ihlal ettiği belirtilerek kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.”
Kaynak: Aydınlık.com.trEmre Şimşek Erişebilirlik Kanunu Uğur Becerikli
10
Engelli Öğretmenden Ekstrem Spor Örneği

Antalya’da çocuk felci sonucu yürüme engelli kalan biyoloji öğretmeni Zeynep Kubilay, yamaç paraşütü ve dalış gibi ekstrem sporlarla ilgilenerek engelleri aşıyor. Kubilay, su altının gizemli dünyasını keşfetmek için dalış sporuna başladığını ve engelli olmayan insanların cesaret edemediği şeyleri yapmaktan keyif aldığını belirtiyor.
Antalya’da, 1 yaşında çocuk felci nedeniyle yürüme engelli olan biyoloji öğretmeni Zeynep Kubilay (44), yamaç paraşütü yapıyor, su altına dalıyor. Ekstrem sporların hepsiyle ilgilendiğini belirten Kubilay, biyolog olduğu için su altının gizemli dünyasını hep merak ettiğini, dalış sporuyla bu merakını giderdiğini söyledi. Antalya’da bir lisede biyoloji öğretmeni Zeynep Kubilay, 1 yaşında geçirdiği çocuk felci ile yürüme engelli kaldı. Üniversiteyi okuduktan sonra biyolog olan ve Gaziantep’te öğretmen olarak görev yapan Kubilay, tayininin Antalya’ya çıkmasıyla yüzme sporuyla da ilgilenmeye başladı. Kubilay, lisans aldıktan sonra 2013 yılında katıldığı kadınlar sırt üstü 100 metre yarışında Türkiye üçüncüsü oldu. Aynı zamanda seslendirmeyle de uğraşan Kubilay, burada tanıştığı dalış eğitmeni hocasının tavsiyesi üzerine dalış yapmaya başladı. Ekstrem sporların hepsiyle ilgilendiğini belirten Zeynep Kubilay, biyolog olduğu için su altının gizemli dünyasını hep merak ettiğini, dalış sporu sayesinde bu dünya ile tanıştığını anlattı. Dalış sporunun kendisi için çok kolay olduğunu ifade eden Kubilay, yüzme sporunda derecesi olduğunu, dalış sporundan önce rafting, at binme ve yamaç paraşütü sporuyla ilgilendiğini, birçok engelli olmayan insanın cesaret edemediği şeyleri yaptığını söyledi.
‘Dalmak benim için çok kolay’
1 yaşında çocuk felci sonucu yürüme engelli olan Zeynep Kubilay “Aslında benim yüzme geçmişim var. Yüzme sporcusuydum lisanslı olarak, Seçkin Bey ve arkadaşlarıyla tanışınca da dalış sporunu denemek istedim. Tabii engelliler için dalış sporunu yapmak zor mudur, kolay mıdır bilemiyorum ama sağ olsunlar bu konuda beni cesaretlendirdiler. Ben de denedim dalışı, böyle başladı. Dalmak benim için kolay ama fiziksel engelliler için yollar ve binalar olmadığından buraya ulaşmak zor oluyor. Dalış yapmak düşünüldüğü kadar zor değil ve dünyanın en güzel şeylerinden biri. Aslında hep istediğim bir şeydi. Görüyordum, tabii filmlerde ya da belgesellerde. Su altında başka bir dünya var, ben aynı zamanda biyolog olduğum için çok ilgimi çeken konular bunlar. Dalış yapmayı, su altını keşfetmeyi her zaman çok istiyordum. Beni cesaretlendirince arkadaşlar denedim ve yapmaya devam edeceğim” diye konuştu. Dalış sporunu tüm engellilere önerdiğini belirten Zeynep Kubilay, “Bu tür ekstrem sporlar ve benzeri aktiviteler bende çok farklı duygular oluşturuyor. Sadece dalış sporuyla ilgilenmiyorum, rafting, yamaç paraşütü yapmış bir insanım. Ata da biniyorum, araç da kullanıyorum. Birçok engelli olmayan insanın cesaret edemediği şeyleri yapıyorum. Bunları yapabilmek ayrı bir öz güven veriyor. Hayatın bir parçası olduğunuzu, neler yapabileceğinizi hatırlarken başka insanlara da örnek olabiliyorsunuz. Öğrencilerimi, pek çok şeyi yapabileceklerine dair bu aktivitelerle cesaretlendirebiliyorum” dedi.
‘Su altı eşsiz bir dünya’
Dalış eğitmeni Seçkin Çopur ise “Zeynep Hanım ile seslendirme kursuna gidiyorduk, orada tanıştık. Dalış eğitmeni olduğumdan bahsedince gelmek istedi. Daha önce lisanslı bir yüzücü olduğunu ve ekstrem sporlarla ilgilendiğini söyledi. Ben de dalış sporunu denemek isteyip, istemediğini sordum. Bana dalmak istediğini belirtti. Vücudunun belden üstünü gayet düzgün kullanabiliyor. Dalış yaparken belden aşağısının tutmaması engel değil. O dalışa girerken 2 eğitmen onunla dalışa giriyor. 1 kişi Zeynep Hanım’ın bacakları olurken, diğer eğitmen de önde kontrol ediyor. Su altı eşsiz bir dünya, insanı sakinleştiren ve tekrar hayata bağlayan bir yapısı var. Talihsiz bir olay yaşansa bile bu iyi bir şeyin başlangıcı olabilir. Ben sadece engelli bireylerin değil, herkesin su altının büyülü dünyasıyla tanışmasını tavsiye ederim” ifadelerini kullandı.
Kaynak: DHAAntalya Ekstrem Spor Zeynep Kubilay
|